SOSYALİST ENTERNASYONALDEKİ DURUM
16. Rusya işçi sınıfının uluslararası
yükümlülükleri, özellikle bugün, birinci planda yer almaktadırlar.
Artık çağımızda enternasyonalizmden aşağısı
kurtarmıyor. enternasyonalist olduklarını söyleyen aşırıcı şovenlere değin,
Plehanov ve Potresov efendilere değin, Kerenski'ye değin, bu böyle.
Proletarya partisinin de, sözde kalan enternasyonalizm karşısına, kesin bir
açıklık, kesin bir belginlik, kesin bir seçkinlikle gerçek enternasyonalizmi
çıkarma yolunda bir o kadar buyurgan bir ödevi var.
Tüm ülkeler işçilerine platonik çağrılar;
enternasyonalizme boş bağlılık protestoları; çeşitli savaşan ülkelerdeki
devrimci proletaryanın eylemi için doğrudan ya da dolaylı bir "sıra" saptama
girişimleri; devrimci savaşım
konusunda savaşan ülkeler sosyalistleri
arasında emek isteyen bir "anlaşma" araştırması: bir barış kampanyası
ereği ile sosyalist kongreler yöresinde kargaşalık, vb., vb. - bu
fikirlerin, bu girişim ya da bu planların elebaşları ne denli içten
olurlarsa olsunlar, bütün bunlar,
nesnel olarak, boş
[sayfa 56] sözlerden, ya
da,
en iyi durumda, yalnızca yığınların şovenler tarafından
aldatılmasını maskelemeye yarayan saf ve iyi niyetli dileklerden başka
bir şey değildir. Ve parlamenter oyunbazlıklarda son derece usta, son derece
eli yatkın bulunan
Fransız sosyal-şovenleri,
bir yandan
görülmemiş bir utanmazlıkla sosyalizme ve enternasyonale ihanet ederken,
emperyalist savaşı yürüten hükümetlere katılırken, ödenek
ya da ödünçlere
oy verirken (son zamanlarda Rusya'da Çheydze, Skobelev, Çereteli ve
Steklov'un da yaptıkları gibi),
kendi ülkelerinde devrimci savaşıma
karşı çıkarken, vb., vb. bir yandan da son derece tumturaklı ve cafcaflı
barışçıl ve enternasyonalist sözler etme sanatında, uzun zamandan beri tüm
rekorları kırmış bulunuyorlar.
Saf insanlar çoğu kez emperyalist dünya
savaşının yırtıcılık, kan dökücülük havasını unutuyorlar. Boş söz kabul
etmeyen, saf ve yavan dilekleri umursamayan havasını.
Yalnızca bir, ve tek gerçek enternasyonalizm
vardır: o da insanın
kendi öz ülkesinde devrimci hareket ve devrimci savaşımın gelişmesi için
özveri ile çalışmasına, istisnasız
tüm ülkelerde, bu aynı savaşımı,
bu aynı çizgiyi, ve
yalnızca onu (propaganda, yakınlık, maddî bir
yardım aracıyla) desteklemesine dayanır.
Tüm geri kalanı, yalandan ve manilovizmden
[31]
başka bir şey değildir.
Savaşın sürdüğü iki yılı aşkın bir süreden bu
yana, uluslararası sosyalist ve işçi hareketi içinde,
tüm ülkelerde
üç eğilim gelişmiş bulunuyor. Ve
gerçeklik alanından uzaklaşan, bu üç
eğilimin varlığını görmekten, onları çözümlemekten, ve gerçekten
enternasyonalist eğilim için tutarlı bir biçimde savaşmaktan kaçınan herkes,
kendi kendini etkisizliğe, güçsüzlüğe ve yanılgıya mahkûm eder.
Bu üç eğilim, şunlardır:
1. Emperyalist bir savaşta (ve her şeyden
önce de güncel emperyalist savaşta) "yurt savunması"nı kabul eden,
[sayfa 57]
sözde sosyalist, gerçekte şoven, sosyal-şovenler.
Bunlar bizim
sınıf düşmanlarımızdırlar.
Burjuvazi saflarına geçmişlerdir bunlar.
Tüm ülkelerdeki resmî sosyal-demokrasinin
resmî önderlerinden çoğu böyledir. Rusya'da B. Plehanov ve hempaları,
Almanya'da Scheidemann'lar; Fransa'da, Renaudel, Guesde, Sembat; İtalya'da
Bissolati ve hempaları; İngiltere'de Hyndman, fabyenler
[32]
ve "emekçiler" ("işçi partisi" önderleri);
[33]
İsveç’te Branting ve hempaları; Hollanda'da Troelstra ve partisi;
Danimarka'da Stauning ve partisi; Birleşik-Devletler'de Victor Berger ve
öbür "yurt savunucuları", vb..
2. İkinci eğilim, "merkez" denilen, ve
sosyal-şovenler ile gerçek enternasyonalistler arasında duraksayan eğilimdir.
"Merkez", marksist, enternasyonalist olduğuna,
barıştan yana, hükümetler üzerindeki tüm "baskı"lardan yana, kendi öz
hükümetini "halkın barış iradesini gösterme"ye zorlamaya yönelen tüm "istemler"den
yana, barıştan yana olanaklı ve düşünülebilir her türlü kampanyadan yana,
ilhaksız barıştan yana vb., vb.,
ve sosyal-şovenler ile barıştan yana
olduğuna yemin billah eder. "Merkez", birlikten yanadır, bölünmenin
düşmanıdır merkez.
"Merkez" demek, tıka basa iyi niyet dolu
küçük-burjuva söz ebeliğinin, sözde enternasyonalizm, gerçekte ödlek
oportünizm ile sosyal-şovenler için gönül hoşluğunun egemenliği demektir.
Sorunun özü şudur ki, "merkez", kendi öz
hükümetine karşı bir devrimin zorunluluğuna inanmış değildir, bunu doğru
bulmaz, uzlaşmaz bir devrimci savaşım yürütmez, kendini bu savaşımdan
kurtarmak için, çok "marksist" de çınlasa, en yavan
kaçamakları icat
eder.
Sosyal-şovenler bizim
sınıf düşmanlarımız,
işçi hareketi içindeki
burjuvalardırlar. Onlar, bu hareket içinde bir
[sayfa 58] katmanı, burjuvazi tarafından
nesnel olarak satın alınmış (en iyi ücretler, saygın görevler, vb.), ve
küçük ve güçsüz halkları soymak ve boğmakta, kapitalist ganimetin paylaşımı
için savaş yapmakta
kendi burjuvazilerine yardım eden işçi
gruplarını, işçi çevrelerini temsil ederler.
"Merkez" demek, çürümüş bir yasalcılık
tarafından kemirilmiş, parlamentarizm havası vb. tarafından bozulmuş
görenekçiler, arpalıklara ve bir "yan gelip yatma" işine alışmış memurlar
demektir. Tarihsel ve iktisadî bakımdan konuşmak gerekirse, bunlar
ayrı
bir toplumsal katmanı temsil etmezler. Yalnızca işçi hareketinin geçmiş bir
evresi, özellikle proletarya için zorunlu olan, büyük ve çok büyük bir
ölçüde, yavaş, bozulmaz, sistemli örgütlenme sanatında çok şey vermiş
bulunan 1871-1914 evresi ile,
toplumsal devrim çağını açmış bulunan birinci emperyalist dünya
savaşından sonra
nesnel olarak zorunlu bir duruma gelen yeni bir
evre arasındaki
geçişi temsil ederler.
"Merkez"in başta gelen lider ve temsilcisi,
II. Enternasyonal (1889-1914) içinde en yüksek yetke (otorite) olan ve 1914
Ağustosundan sonra, marksizmin tam bir yadsınması, görülmemiş bir gevşeklik,
içler acısı duraksama ve ihanetler örneği veren Karl Kautsky'dir. "Merkez"
eğilimi demek, Kautsky, Haase, Ledebour, Reichstag'daki "işçi ya da Emek
Birliği";
[34]
Fransa'da, Longuet, Pressmane ve genel olarak "azmlıkçılar";
[35]
İngiltere’de, Philip Snovden, Ramsay Mac Donald ve "Indepehdent Labour
Party"nin
[36]
birçok başka lideri, ve kısmen de Britanya Sosyalist Partisi;
[37]
Birleşik-Devletler'de Moris Hillquit ve başka birçokları; İtalya'da Turati,
Treves, Modigliani, vb.; İsviçre'de Robert Grimm; Avusturya'da Victor Adler
ve hempaları; Rusya'da Örgütlenme Komitesi Partisi, Akselrod, Martov,
Çheydze, Çereteli ve hempaları, vb. demektir.
Bazılarının, bazen, farkında olmaksızın,
sosyal-şovenizmden "merkez"e geçtikleri, ve
[sayfa 59]
bazan da bunun tersi olduğu kendiliğinden anlaşılır. Bireyler özgürce bir
sınıftan öbürüne geçerlerken, sınıfların birbirlerinden ayrı olarak
kaldıklarını her marksist bilir. Bunun gibi, eğilimlerin
birleşmesine
yol açmak için girişilen girişim ve gösterilen çabalara karşın, bireyler
özgürce bir eğilimden bir başkasına geçerlerken, siyasal yaşamda, bu
eğilimler kendi aralarında birbirlerinden ayrılırlar.
3. Üçüncü eğilim, en iyi "Zimmerwald solu'nun
[38]
temsil ettiği gerçek enternasyonalistler eğilimidir (okurun bu eğiliminin
nasıl doğduğunu gerçek bir belge aracıyla öğrenmesi için, ekte onun 1915
eylül bildirgesini veriyoruz). Başlıca ayırt edici nitelik:
sosyal-şovenizmden olduğu kadar, "merkez"den de tam bir kopma.
Kendi öz
emperyalist hükümetine ve
kendi öz emperyalist burjuvazisine
karşı uzlaşmaz devrimci savaşım. İlke: "Baş düşman bizim kendi ülkemizdedir".
Sosyal-pasifistlerin (sosyal-pasifist, sözde bir sosyalist, gerçekte bir
burjuva pasifisttir; burjuva pasifistler, sermaye boyunduruğu ve sermaye
egemenliğinin alaşağı edilmesi
olmaksızın, sonsuz bir barışın
kurulması düşünü görürler) tatlı sözlerine ve güncel savaşla
bağlı olarak, proletaryanın devrimci bir savaşımının ve proleter
devrimin olanak, doğruluk ya da elverişliliğini yadsımaya yönelen her çeşit
kaçamak sözlere karşı amansız savaş.
Bu eğilimin en belirli temsilcileri:
Almanya'da Karl Liebknecht'in içinde bulunduğu "Spartaküs grubu" ya da "Enternasyonal
grubu"dur.
[39]
Karl Liebknecht, bu eğilimin, ve gerçek proleter enternasyonal olan
yeni
enternasyonalin en ünlü temsilcisidir.
Karl Liebknecht, Almanya işçi ve askerlerini,
silahlarını kendi öz
hükümetlerine karşı
çevirmeye çağırdı. O, bu işi, açıkça,
Parlamento (Reichstag) kürsüsünden yaptı. Sonra, gizlice basılmış
bildirilerle birlikte, "Kahrolsun hükümet!" sloganını ileri sürerek,
Berlin'in en geniş alanlarından
[sayfa 60] biri
olan Potsdam alanında düzenlenen bir gösteriye katıldı. Tutuklandıktan sonra,
kürek cezasına mahkûm oldu. Şimdi, savaşa karşı savaşım vermiş olmaktan
ötürü hapse atılmış bulunan, Almanya'nın, eğer binlerce değilse,
yüzlerce gerçek sosyalist gibi, bir zindandadır.
Karl Liebknecht, konuşmalarında ve
mektuplarında, yalnızca
ülkesinin Plehanov ye Potresovları (Schidemann'lar, Legien'ler, Davidler
ve hempaları) ile değil,
ama merkezciler ile de,
ülkesinin
Çheydze ve Çeretelileri (Kautsky, Haase, Ledebour ve hempaları) ile
de
amansızca savaştı.
Karl Liebknecht ve dostu Otto Rükle, yüzon
milletvekili içinde yalnız ikisi, disiplini bozdu, "merkez" ve şovenler ile
"birlik"i parçaladı;
herkese karşı yalnız ikisi kafa tuttu. Sosyalizmi, proletarya davasını,
proleter devrimi
yalnız Liebknecht temsil ediyor. Alman
sosyal-demokrasisinin
tüm geri kalanı, (kendisi de "Spartaküs
grubu"nun üyesi ve önderlerinden biri olan) Rosa Luxembourg'un çok haklı
deyişine göre,
kokmuş bir cesetten başka bir şey değildir.
Almanya'da bir başka gerçek
enternasyonalistler grubu da, Bremen'de yayımlanan
Arbeiterpolitik
gazetesi ekibidir.
Fransa'da, gerçek enternasyonalistlere en çok
yaklaşanlar, Cenevre'de
Demain ("Yarın") dergisini yayımlayan Fransız Henri Guilbeaux gibi,
Loriot ve dostlarıdırlar (Bourderon ile Merrheim, sosyal-pasifizm içine
düştüler). İngiltere'de,
The Trade-Unionist gazetesi
ile
Britanya Sosyalist Partisi ve Independent Labour Party üyelerinin
bir
bölümü (örneğin, açıkça
dönek sosyalizm önderlerinden kopma
çağrısında bulunan William Russel), savaşa karşı devrimci savaşımı yüzünden
İngiliz burjuva hükümeti tarafından
kürek cezasına mahkûm olmuş
öğretmen, İskoç sosyalistleri Maclean; bu aynı suçlardan ötürü yüzlerce
İngiliz sosyalisti hapiste yatıyor. Onlar ve yalnızca onlar,
gerçek
enternasyonalistlerdir. Birleşik-Devletler'de, "Sosyalist İşçi Partisi"nin
[40]
ve oportünist "Sosyalist Parti"nin
[41]
Ocak 1917'den bu yana
[sayfa 61] The
Internationalist gazetesini yayımlayan öğeleri; Hollanda'da,
De
Tribüne gazetesini yayımlayan "tribüncüler"
[42]
partisi (Pannekoek, Herman Gorter, Winjkoop, Zimmerwald'de merkezden olan ve
şimdi bize gelmiş bulunan Henriette Ronald-Holst); İsveç'te, Lindhagen, Ture
Nerman, Karlsson, Ström ve Zimmerwald'de "Zimmerwald solu"nun kurulmasına
kişisel olarak katılmış ve şimdi de savaşa karşı devrimci savaşımı yüzünden
hapse mahkûm edilmiş bulunan Z. Höglund gibi liderler ile, gençler ya da
sollar partisi;
[43]
Danimarka'da, başta
bakan Stauning, tamamen
burjuvalaşan
Danimarka "sosyal-demokrat" partisinden ayrılmış bulunan Trier ve dostları;
Bulgaristan'da, "Darlar";
[44]
İtalya'da, en yakın olanlar parti sekreteri Constantin Lazzari ile, merkez
organ
Avanti[45]
başyazarı Serrati; Polonya'da, Radek, Hanecki ve "Ulusal Büro" çevresinde
toplanmış öbür sosyal-demokrat liderler, Rosa Luxembourg, Tyska ve "Genel
Büro" çevresinde toplanmış öbür sosyal-demokrat liderler; İsviçre'de,
kendi ülkelerinin sosyal-şovenleri ile "merkez"ine karşı savaşım için "referandum"
gerekçelerini yazmış (Ocak 1917) ve 11 Şubat I917'de Toess'de toplanan Zürih
kantonu sosyalist kongresine devrimci ilkelerden esinlenen ve savaşa karşı
yönelen bir karar
[46]
sunmuş bulunan sollar; Avusturya'da, bir bakana, düşüncesizce de olsa,
kahramanca sıktığı kurşundan ötürü Friedrich Adler'i ölüme adayan
aşırı-gerici Avusturya hükümeti tarafından bugün kapatılmış bulunan Viyana
"Karl Marx" klübünde belli bir ölçüde savaşım vermiş olan Friedrich Adler'in
genç sol dostları, vb., vb.
Sollar arasında var olabilecek ayırtılar (nüanslar)
o kadar önemli değil. Asıl önemli olan, genel
eğilim. Gerçek şu ki,
bu korkunç emperyalist savaş çağında gerçekten enternasyonalist olmak kolay
değil. Bu insanların sayısı çok değil, ama sosyalizmin geleceği
yalnızca
onlar, yığınların bozucuları değil, ama
yol göstericileri yalnızca
onlardır.
[sayfa 62]
Sosyal-demokratlar içinde, genel olarak
sosyalistler içinde, reformistler ile devrimciler arasındaki ayrım,
emperyalist savaş koşulları içinde zorunlu olarak değişecekti. Burjuva
hükümetlerden barışı imzalamalarını ya da "halkların barış iradesini
göstermeleri"ni vb. "istemek" ile yetinen herkes,
gerçekte reformizme
doğru kayar.
Çünkü, nesnel olarak,
savaş sorunu kendini ancak
devrimci
planda koyar.
Savaştan çıkmak ve zorla dayatılmamış
demokratik bir barış imzalamak için; "savaş sonucu" zenginleşmiş bulunan
kapitalist baylara ödenecek,
milyarlarla ölçülen kazanç payları köleliğinden halkları kurtarmak için,
proleter devrimden başka çıkış yolu yoktur.
Burjuva hükümetlerden çok çeşitli reformlar
istenebilir ve istenmelidir de; ama bir kuruntucu, bir reformist olmadıkça,
emperyalist sermayeye binlerce bağla bağlanmış bulunan bu adamlar ve bu
sınıflardan, bu bağları
koparmaları istenemez. Oysa, bu kopma
olmadıkça, savaşa karşı savaş üzerindeki bütün sözler, boş ve aldatıcı
sözlerden başka bir şey değildirler.
"Kautskiciler", "merkez" sözde devrimci,
gerçekte reformisttirler; sözde enternasyonalist, gerçekte sosyal-şovenizmin
suç ortaklarıdırlar.
ZİMMERWALD ENTERNASYONALİ BAŞARISIZLIĞA
UĞRADI
III. ENTERNASYONALİ KURMAK GEREKİR
17. Zimmerwald Enternasyonali daha
başlangıçta, kararsız, "kautskici", "merkezci" bir tutum aldı, ve bu da
zimmenvald solunu hemen onunla dayanışmadan vazgeçme, ondan ayrılma, ve
(İsviçre'de Rus, Alman ve Fransız dillerinde basılmış)
kendi öz
bildirgesini yayınlama zorunda bıraktı.
Zimmerwald Enternasyonalinin başta gelen
kusuru,
başarısızlık
nedeni (çünkü o ideolojik ve siyasal bakımdan başarısızlığa uğramış
bulunmaktadır),
bütün öbür sorunları pratik olarak
belirleyen
esas sorundaki: sosyal-şovenizmden
[sayfa 63] ve
La Haye'de (Hollanda) Vandervelde ve Huysmans vb. tarafından yönetilen eski
sosyal-şoven enternasyonalden bütün bütüne kopma sorunundaki dalgalanmaları
ve kararsızlığıdır.
Zimmerwald çoğunluğunu oluşturanların
kaııtskicilerin ta kendileri
oldukları bizde henüz bilinmiyor. Bununla birlikte bu, göz önünde
tutulması gerekli olan ve şimdi Batı Avrupa'da herkesin bildiği çok önemli
bir olgudur. Hatta aşırı-şoven
Chemnitzer Zeitung'un yöneticisi ve
Parvus'ün aşırı-şoven
Die Glocke'sinin
[47]
yazarı şoven, Alman ultra-şoveni Heilmann bile (Heilmann, kolayca
anlaşılacağı gibi, "sosyal-demokrat" ve sosyal-demokrasinin "birlik"inin
acar bir yandaşıdır), merkez ya da "kautskicilik" ile
Zimmerwald
çoğunluğunun aynı şey olduğunu açıkça kabul etme zorunda kaldı.
Oysa, 1916 sonu ile 1917 başı, bu olguyu
kesinlikle tanıtladı. Kienthal Bildirgesi
[48]
tarafından sosyal-pasifizmin yargılanmasına karşın,
tüm Zimmerwald
sağı,
tüm Zimmerwald çoğunluğu: 1917 ocak ve şubatındaki bir dizi
bildirilerinde, Kautsky ve hempaları; Bourderon ve Merrheim, Fransa'da,
sosyal-şovenler
ile birlikte, sosyalist parti (aralık 1916) ve Genel
Emek Konfederasyonunun (yani ulusal Fransız sendikaları örgütünün, gene 1916
aralığındaki) pasifist önergelerini oylayarak; tüm partinin sosyal-pasifist
bir tutumu benimsediği ve Turati'nin kendisinin de "sendelediği" (elbette
rastlantı sonucu değil) ve 17 Aralık 1916 günlü konuşmasında, emperyalist
savaşı ülküleştiren
milliyetçi sözler söylemeye değin gittiği
İtalya'da Turati ve hempaları, sosyal-pasifizm içine düşmüştür.
Zimmerwald ve Kienthal başkanı Robert Grimm,
1917 ocağında,
kendi
partisinin sosyal-şovenleri (Greulich, Pflüger, Gustav Müller vb.) ile,
gerçek enternasyonalistlere
karşı bir blok kurdu.
Çeşitli ülkeler
zimmerwaldçıları
tarafından 1917 Ocak
[sayfa 64] ve şubatında toplanan iki konferans
sırasında, Zimmerwald çoğunluğunun bu ikili ikircil oyunu, birçok ülkenin
sol enternasyonalistleri: Uluslararası Gençler Örgütü sekreteri ve iyinin
iyisi enternasyonalist bir gazete olan
Internationale des Jeunes'in
[49]
yöneticisi Münzenberg; partimizin Merkez Komite temsilcisi Zinovyev; Polonya
Sosyal-Demokrat Partisinden ("Ulusal Büro") K. Radek; "Spartaküs" grubu
üyesi, Alman sosyal-demokrat Hartstein tarafından, kesin olarak damgalandı.
Rus proletaryasına çok şey verilmişti;
dünyanın hiç bir yerinde işçi sınıfı henüz Rusya'da olduğu kadar devrimci
gözü peklik gösteremedi. Ama çok şey verilmiş olandan, çok şey istenecektir.
Zimmerwald batağına daha çok hoşgörü
gösterilemez. Zimmerwald "kautskicileri" nedeniyle, Plehanov ve
Scheidemann'ların şoven enternasyonali ile daha uzun zaman yarı-bağlılık
içinde kalınamaz. Bu enternasyonalden hemen kopmak gerekir. Zimmerwald'de
yalnızca
gözlemci olarak kalmak gerekir.
Gecikmeden
yeni bir enternasyonal,
devrimci, proleter bir enternasyonal kurmak, açıkça bize, açıkça bugünkü
güne düşüyor; daha doğrusu, bu enternasyonalin
zaten kurulmuş
olduğunu ve çalıştığını açıkça ilân etmekten çekinmemeliyiz.
Yukarda saymış bulunduğum "gerçek
enternasyonalistler"in enternasyonalidir bu. Onlar, ve yalnızca onlar,
devrimci enternasyonalist yığınların, bozucuları değil, temsilcileridirler.
Bu sosyalistlerin sayıları azdır. Ama her
Rus işçisi, 1917 şubat-mart devriminin
öngününde, Rusya'da bilinçli
çok devrimci olup olmadığını kendi kendine bir sorsun.
Önemli olan sayı değil, gerçekten devrimci
proletaryanın siyaset ve fikirlerinin doğru dışavurumudur. Asıl önemli olan
enternasyonalizmi "ilân etmek" değildir; asıl önemli
[sayfa
65] olan, en güç zamanlarda, gerçek enternasyonalistler olmasını
bilmektir.
Uluslararası anlaşmalar ve kongreler üzerine
kuruntuya kapılmayalım. Emperyalist savaş sürdükçe, uluslararası ilişkiler,
emperyalist burjuvazi tarafından uygulanan askerî diktatörlüğün demirden
mengenesi içinde sıkışıp kalırlar. Eğer 2 nolu hükümet olan işçi vekilleri
sovyetini hoşgörü ile karşılama zorunda bulunan "cumhuriyetçi" Milyukov
bile, 1917 nisanında, partisinin sekreteri, enternasyonalist, Zimmerwald ve
Kienthal'e katılan isviçreli sosyalist
Fritz Platten'e, her ne denli
bir Rus kadını ile evli olan bu adam, karısının akrabalarını ziyarete gelmiş,
her ne kadar Riga'da 1905 devrimine katılmış, bundan ötürü bir Rus
hapishanesine atılmış ve hapisten salıverilmek için, çarlık hükümetine, onun
ödenmesini istediği bir inanca akçesi ödemişse de, Rusya'ya
girme izni
vermemiş ise, - eğer, diyorum, "cumhuriyetçi" Milyukov 1917 nisanında
Rusya'da bu biçimde
davranabilmiş ise, burjuvazinin ilhaksız barış vb. üzerindeki vaat ve
inancalarının, söz ve bildirimlerinin kaç para ettikleri kolay anlaşılır.
Ya Trotski'nin İngiliz hükümeti tarafından
tutuklanması? Ya Martov'un İsviçre'den ayrılmasına izin verilmemesi, onu,
kendisini Trotski'nin yazgısının beklediği İngiltere'ye çekmek için çevrilen
dolaplar?
Kuruntuya kapılmayalım. Kendimizi
aldatmayalım.
Stockholm'den bile, bize ne enternasyonalizme
bağlı sosyalistlerin,
ne de hatta, yırtıcı bir askerî sansürün varlığına ve onun sağladığı
bütün olanaklara karşın,
onların mektuplarının hile gelmesine izin
verilmediği tanıtlanmış bulunduğuna göre, uluslararası konferans ya da
kongreleri "beklemek", enternasyonalizme
ihanet etmek demektir.
Partimiz "beklememeli"dir; hemen III.
Enternasyonali
kurmalıdır;
Almanya ve İngiltere'de hapse atılmış bulunan yüzlerce sosyalist o zaman
rahat bir soluk alacaklardır;
[sayfa 66] grev ve
gösterileri bugün şu sefil, şu dalavereci Guillaume'u tir tir titreten
binlerce ve binlerce Alman işçisi,
yasadışı gazetelerde, kararımızdan
haberdar olacaklardır; Karl Liebknecht'e, ve yalnızca ona nasıl kardeşçe bir
güven beslediğimizi bileceklerdir;
bizim, "devrimci aşırıcılık"a
karşı,
şimdi de savaşım verme irademizi öğreneceklerdir; ve bu da
onları devrimci enternasyonalizmlerinde doğrulayacaktır.
Çok verilenden, çok istenecektir. Dünyanın
hiç bir ülkesinde
bugün
Rusya'daki kadar özgürlük yoktur. Bu özgürlükten, burjuvazinin ya da
burjuva "devrimci aşırıcılık"ın desteklenmesini öğütlemek için değil, ama
hem sosyal-şoven döneklerin, hem de kararsız "merkezci"lerin yenilmez
düşmanı olan
III. Enternasyonali, çekinmeden, dürüstçe, proleter
olarak, Liebknecht'e yaraşır biçimde
kurmak için yararlanalım.
18. Bu söylenenlerden sonra, Rusya'da
sosyal-demokratların birleşmesinin söz konusu olamayacağını tanıtlamak için
uzun söylevlere hiç bir gereksinme yok. Liebknecht gibi ikiye bölünmüş
kalmak. Örgütlenme Komitesi partisi ile,
Raboçaya Gazeta'da
Potresov'la blok kurmayı hoş gören, işçi vekilleri Sovyeti Yürütme
Komitesinde ödünç (istikraz) lehinde oy veren,
[50]
"aşırıcılık" içine batan Çheydze ve Çereteli ile birleşme fikrini bir an
bile kabul etmekten iyidir - çünkü
devrimci proletarya ile kalmak
demektir bu.
Bırakalım ölüler kendi ölülerini gömsün.
Kararsızlara
yardım etmek
isteyen herkes, ilkin kendisi duraksamaktan vazgeçmeli.
Petersburg, 28 Mayıs 1917.
İlk kez, 1917 eylülünde
"Priboy" yayınlarında broşür
olarak yayımlanmıştır.
İmza: N. Lenin.